
Yasak / Türkiye
Bu rapor, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 27 Ağustos 2024 tarihinde verdiği Yasak / Türkiye kararının ayrıntılı bir analizini sunmaktadır. Dava, Şaban Yasak’ın Gülen Hareketi’ne üye olduğu iddiasıyla mahkûm edilmesiyle ilgilidir. AİHM, Yasak’ın 2011-2014 yılları arasında öğrenci koordinatörü olarak sınırlı bir rol üstlenmesine ve bir kod adı kullanmasına rağmen mahkûmiyetinin öngörülebilir olduğu sonucuna varmıştır. Yasak’ın talebi üzerine ASSEDEL tarafından hazırlanan bu rapor, kararın hatalı bir olgusal değerlendirmeye dayandığını ve ulusal yargılama sürecindeki kritik eksiklikleri göz ardı ettiğini, dolayısıyla yargılamanın adilliği konusunda ciddi şüpheler doğurduğunu ileri sürmektedir.
Bu kararda AİHM, başvurucunun adil yargılanma hakkına ilişkin 6. madde kapsamındaki şikâyetlerini incelememiştir. Buna rağmen Mahkeme, 7. madde bakımından herhangi bir ihlal bulunmadığı sonucuna varmış ve başvuru dosyasında ulusal yargılama sürecinin adil olmadığına ilişkin çok sayıda bilgi bulunmasına karşın, zımnen iç hukuk yargılamalarının adil olduğunu varsaymıştır.
Yasak davası, Mahkeme’nin daha önceki Yalçınkaya kararından önemli ölçüde ayrılmaktadır. Yalçınkaya kararında, mahkûmiyetin esas olarak Gülen Hareketi’ne üyeliğe işaret eden ancak terör örgütü üyeliğini göstermeyen ByLock uygulamasının kullanımına dayandırılması nedeniyle 7. madde ihlali tespit edilmiştir. Rapora göre Yalçınkaya ile Yasak arasında anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır; zira Yasak’a atfedilen fiiller yalnızca Gülen Hareketi içerisindeki öğrenci koordinasyonu ve bir takma ad kullanılmasından ibarettir. Yasak davasında Mahkeme, Gülen Hareketi’ndeki “gizlilik” unsuruna aşırı önem vermiştir. Rapora göre bu unsur, cezai sorumluluğu haklı göstermek için yeterli olmamalıdır. Rapor, Yasak’ın mahkûmiyetinde bir suçun oluşması için gerekli maddi ve manevi unsurların bulunmadığını ve bunun Yalçınkaya davasında da benzer şekilde görüldüğünü savunmaktadır.
Yalçınkaya kararı yüz binlerce kişiyi etkilemektedir; ancak kararın ortaya koyduğu ilkeler Türkiye’de uygulanmamıştır. Benzerliklere rağmen, İkinci Daire, Yasak kararında önceki içtihadıyla çelişen bir sonuca ulaşmış ve Gülen Hareketi’nin terör örgütü olarak tanımlanmasından önce Yasak’ın bu hareket içerisindeki faaliyetlerinde herhangi bir suç teşkil eden eylem bulunmadığını kabul etmemiştir.
Temel Noktalar:
- Olgusal eksiklikler ve hatalar: Tanık ifadelerindeki kritik çelişkiler ve usule ilişkin düzensizlikler Mahkeme’nin gerekçesinde göz ardı edilmiştir.
- Adil olmayan yargılama süreci: Ulusal yargılama; sınırlı sayıda duruşma, cezaevinden sanal katılım ve tanıklarla doğrudan yüzleşme imkânının bulunmaması gibi sorunlarla yürütülmüştür.
- 6. maddenin yeterince incelenmemesi: AİHM’nin, adil yargılanma hakkını 6. madde kapsamında kapsamlı biçimde incelemeden Yasak’ın adil yargılandığı sonucuna varması, kararda önemli bir eksiklik oluşturmaktadır.
- Hukuk kurallarının öngörülemez şekilde uygulanmasına ilişkin tutarsız yaklaşım: Karar, özellikle benzer koşullara rağmen hâlen uygulanmamış olan Yalçınkaya kararı başta olmak üzere önceki karar çizgisinden ayrılmaktadır. Yasak’ın hukuka uygun fiilleri nedeniyle mahkûm edilmesi öngörülemez olarak değerlendirilmelidir.
Önde gelen insan hakları hukuku uzmanlarından oluşan bir komisyon tarafından hazırlanan bu rapor, AİHM’nin Yasak kararındaki incelemesine ve vardığı sonuçlara itiraz etmektedir. ASSEDEL, Yasak kararının yeniden değerlendirilmesini talep etmektedir. Rapora göre karar, dini ve sosyal grupların Sözleşme’nin 8, 9, 10 ve 11. maddelerinde güvence altına alınan özgürlüklerini kullanmalarını engelleme yönünde gerçek bir risk taşımaktadır. Bu doğrultuda rapor, Yasak davası gibi siyasi açıdan hassas davalarda insan haklarının korunmasına ilişkin tartışmayı teşvik etmeyi amaçlamaktadır.
[Raporun tamamını okumak için buraya tıklayın.]
Yazarlar ve Katkıda Bulunanlar:
Prof. Antonio Stango: President of the Italian Federation for Human Rights
Prof. Stuart Russell: Monitoring Committee of Attacks on Lawyers, International Association of Peoples Lawyer
Prof. Kemal Şahin: International Human Rights Scholar
Dr. Emre Turkut: International Human Rights Scholar and Legal Consultant
Dr. Yasir Gökçe: Director of the Institute for Diplomacy and Economy
Dr. Ufuk Yeșil: Public Law Scholar
Michael Polak: Barrister, Director of Justice Abroad
Lawyer Juan Carlos Gutiérrez: President of the Human Rights Institute, World Jurist Association
Lawyer Ali Yıldız: Director of the Arrested Lawyers Initiative
Lawyer Hakan Kaplankaya: Legal Expert
ASSEDEL