Yargı bağımsızlığı ve diyalog yoluyla insan haklarının korunması: AİHM eski yargıcı Paulo Pinto de Albuquerque ile özel bir röportaj
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) giderek artan zorluklarla karşı karşıyayken, Portekizli eski yargıç Paulo Pinto de Albuquerque, kurumdaki doğrudan çalışma deneyiminden yola çıkarak Mahkeme ve onun koruma sistemine dair içeriden bir bakış sunuyor; ayrıca görev süresinin sona ermesinden bu yana yaşanan değişimleri analiz ediyor.
Mahkeme güvenilirliğini mi kaybediyor?
Yargıç Pinto de Albuquerque, kaleme aldığı makalede Mahkeme’ye yöneltilen eleştirileri inceliyor: Mahkeme bir yandan "ikincil bir yasama organı" gibi davranmakla, diğer yandan ise asıl insan hakları meselesinden uzaklaşıp Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni makul sınırların ötesinde yorumlamakla suçlanıyor. Ne yazık ki tam olarak hayata geçirilemeyen reform önerilerinde; şeffaflığın, yargı bağımsızlığının ve kurumsal hesap verebilirliğin önemine dikkat çekiyor. Özellikle, taraflarca veya üçüncü taraflarca sunulan belgelerin yayımlanması, davaların hangi yargıçlara atandığına dair bilgilerin paylaşılması ve raportör yargıçların kimliklerinin açıklanması gibi adımlarla, Mahkeme’nin karar alma sürecinde daha fazla açıklık sağlanması gerektiğini vurguluyor. Ona göre bu önlemler, Mahkeme’nin güvenilirliğini ve hesap verebilirliğini güçlendirecektir.
Rusya’nın Sözleşme’den çıkarılması ve Avrupa demokrasilerinde yaşanan gerileme: Daha parlak bir gelecek için hâlâ umut var
Avrupa insan hakları sisteminin karşı karşıya olduğu daha geniş çaplı sorunlara değinen Pinto de Albuquerque, Rusya’nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden çıkarılmasından duyduğu üzüntüyü dile getiriyor. Sözleşme’nin bireyler için temel bir ek koruma katmanı sağladığını ve artık bireylerin bu korumadan mahrum kaldığını vurguluyor. Bununla birlikte, yargının ele geçirilmesi (yargısal araçsallaştırma) gibi olumsuz eğilimlere tanık olsak da, "zor bir durumu tersine çevirmek her zaman mümkündür; sisteme inanmaya devam etmeliyiz" diyerek iyimser bir yaklaşım sergiliyor. Böylece, Avrupa toplumlarının Avrupa Konseyi’nin kuruluş ilkeleri olan demokrasiyi teşvik etme ve insan haklarını koruma değerlerine geri dönebileceğine dair inancını koruyor.
Yargıç Pinto de Albuquerque ayrıca, AİHM ile diğer ulusal ve uluslararası organlar, özellikle de Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi ve Parlamenter Meclisi arasındaki ilişki üzerine değerlendirmelerde bulunuyor. Mahkeme’nin bağımsızlığını koruması gerektiğini vurgularken, kurumlar arasındaki diyalog ve iş birliğinin değerinin de altını çiziyor. Ayrıca, üniversiteler ve hukuk akademisyenleriyle güçlü bağlar sürdürmenin önemine de dikkat çekiyor; zira onların yürüttükleri araştırmalar ve sundukları geri bildirimler, yargısal muhakemeyi zenginleştirebilir ve Mahkeme’nin çalışmalarını güçlendirebilir. Genel olarak, temel hakların korunması için çalışanlara verdiği mesaj bir umut mesajıdır: Avrupa demokrasilerinin karşı karşıya olduğu zorluklara rağmen, insan haklarını koruma sistemi; şeffaflık, iş birliği ve kuruluş değerlerine yönelik ortak bir bağlılıkla aktif bir biçimde korunması gereken kayda değer bir başarı olmaya devam etmektedir.





