Hükümet ve Yargı: İtalya-Arnavutluk Protokolü’nün Uygulanması Üzerindeki Çatışma

GörüşYayınlar

Crise du Recrutement des Enseignants et Précarisation du Métier

İtalya-Arnavutluk Protokolü nedir?

6 Kasım 2023 tarihinde İtalya ve Arnavutluk, Roma’da “Göç Konusunda İş Birliğinin Güçlendirilmesine İlişkin İtalya Cumhuriyeti Hükümeti ile Arnavutluk Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Arasında Protokol”ü imzaladı. Bu anlaşma, belirli kategorilerdeki göçmenlerin iltica başvurularının Arnavutluk topraklarında, özellikle Shëngjin ve Gjadër’de, ancak İtalyan yargı yetkisi altında değerlendirilmesine olanak tanımaktadır. Ayrıca sınır dışı işlemlerinin de bu bölgelerde gerçekleştirilmesine izin vermektedir.

Yasa, 22 Şubat 2024 tarihinde 14/24 sayılı Kanun olarak Gazzetta Ufficiale’de yayımlanmış ve 23 Şubat’ta resmen yürürlüğe girmiştir. Aynı gün Arnavutluk Parlamentosu anlaşmayı onaylayarak onay sürecini tamamlamıştır. Ancak daha başlangıçtan itibaren, protokolde öngörülen prosedürlerin göçmenlerin temel haklarını ihlal edebileceğine ilişkin endişeler dile getirilmiştir. Dönemin Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Dunja Mijatović, “hukuki belirliliğin olmaması, temel insan hakları güvencelerini ve ihlallerden doğan hesap verebilirliği zayıflatacaktır” uyarısında bulunmuştur. Ayrıca İtalya’da işleme alınan sığınmacılar ile Arnavutluk’a gönderilenler arasında farklı ve ayrımcı muamele uygulanması riskine dikkat çekmiştir.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, 6 Kasım 2023’te Roma’da göçmen yönetim merkezlerine ilişkin mutabakat zaptını imzaladıktan sonra el sıkışıyor. (LaPresse, Roberto Monaldo / AP)

İtalya’da neler oluyor?

16 Ekim’de, iki gün süren ve 500 deniz milinden fazla yolculuğun ardından İtalyan Donanması’na ait Libra gemisi, Protokol kapsamında öngörülen sığınmacıların transferi ve gözaltına alınmasına ilişkin mekanizmanın ilk uygulamasını gerçekleştirmiş ve aralarında 10 Bangladeşli ile 6 Mısırlının bulunduğu 16 göçmeni Lampedusa’dan Arnavutluk’un Shëngjin limanına taşımıştır.

Ancak Roma Mahkemesi’nin İnsan Hakları ve Göç Bölümü, göçmenlerin Arnavutluk’un Gjadër kentindeki İtalyan geri gönderme merkezinde tutulmasını onaylamamıştır. Esasen, göçmenlerin İtalya’ya geri gönderilmesine karar verilmiştir. İtalyan hâkimler, göçmenlerin geldikleri ülkelerin güvenli ülke olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle Arnavutluk’taki tesislerdeki gözaltı işlemlerini onaylamayı reddetmiştir. Bu durum sınır prosedürünü uygulanamaz hâle getirmekte ve Protokol uyarınca göçmenlerin Arnavutluk dışına transfer edilmesini engellemektedir. Sonuç olarak göçmenlerin İtalya’ya geri getirilmesi gerekmektedir.

Bu noktada “Güvenli Ülke” kavramının ne anlama geldiğini açıklığa kavuşturmak önemlidir. “Güvenli Ülke” kavramı, 2013/32/EU sayılı Direktif’in 37. maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre bir ülke, demokratik bir sistem içerisinde genel olarak zulüm, işkence, insanlık dışı muamele veya silahlı çatışmalardaki ayrım gözetmeyen şiddet nedeniyle bir risk teşkil etmiyorsa güvenli kabul edilebilir. Avrupa Adalet Divanı (ECJ) ise 4 Ekim 2024 tarihli C-406/22 sayılı kararında, bir ülkenin ancak güvenliğin ülkenin tamamında ve yeknesak biçimde sağlanması hâlinde güvenli kabul edilebileceğini vurgulamıştır. Bu karar, Roma Mahkemesi’nin göçmenlerin Arnavutluk’ta tutulmasını reddeden kararının temelini oluşturmuştur.

İtalya’nın ulusal hukuk çerçevesi açısından ise İtalyan hukuku (2008 tarihli 25 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 2-bis maddesinin 2. fıkrası), belirli bölgeler veya gruplar için istisnalar öngörülerek bir ülkenin “güvenli” olarak belirlenmesine izin vermektedir. Ayrıca, İtalya Dışişleri Bakanlığı tarafından 7 Mayıs’ta yayımlanan kararnameye göre güvenli ülkeler listesinde 22 devlet bulunmaktadır ve bunların 15’i belirli bölgeler veya gruplar açısından istisnalarla güvenli kabul edilmektedir. Dolayısıyla İtalyan hukuku, Avrupa Adalet Divanı’nın hukuki yorumuyla örtüşmemektedir.

İtalya’da hukuki işlemlerin geçerlilik kazanmasını sağlayan resmî yayın organı Gazzetta Ufficiale

İtalyan hükümeti nasıl karşılık verdi?

Başbakan Giorgia Meloni, Roma Mahkemesi’nin kararına hızla tepki göstererek kararı “önyargılı” olarak nitelendirmiş ve destek olması gereken bazı kurumların hükümetin çalışmalarını engellemesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmiştir.

Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ise şu ifadeleri kullanmıştır: “Yargı, kanunu uygulamalı; onu değiştirmemeli veya yürütme organının görevini yerine getirmesini engellememelidir.” Ayrıca, “Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in İtalya-Arnavutluk anlaşmasının takip edilmesi gereken bir model olduğunu söylediği gibi, biz de ilerlemeye devam edeceğiz” demiştir.

Pratikte bu çatışma, Bakanlar Kurulu’nun 101 sayılı basın açıklamasında belirtildiği üzere, “Uluslararası Prosedürlere İlişkin Acil Hükümler” getiren bir kanun hükmünde kararname hazırlanmasıyla sonuçlanmıştır. Yeni düzenleme güvenli ülkeler listesini güncelleyerek Bangladeş ve Mısır’ı tüm toprakları bakımından güvenli ülke olarak resmen tanımaktadır.

Bu yeni düzenlemeyle mültecilerin geri gönderilebileceği ülkelerin listesi, daha önce olduğu gibi bakanlık kararıyla değil, birincil mevzuat yoluyla belirlenmektedir. İtalya İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi, yeni listenin birincil mevzuatın parçası olması nedeniyle Roma Mahkemesi’nin artık göçmenlerin Arnavutluk’a transferlerini geçersiz kılamayacağını savunmuştur. Adalet Bakanı Carlo Nordio da aynı görüşü paylaşarak bir hâkimin ikincil mevzuatı uygulamama yetkisine sahip olabileceğini, ancak birincil kanunu uygulamama yetkisine sahip olmadığını belirtmiştir.

Bununla birlikte, bu durum daha derin hukuki sorunu çözmemektedir; zira birincil hukuk kuralları dahi Avrupa hukuku ile çatışmaları hâlinde geçersiz kılınabilir. Ayrıca uluslararası koruma değerlendirmesinin yine her birey açısından ayrı ayrı yapılması ve belirli bir ülkenin belirli bir kişi bakımından neden güvenli olmadığının hâkim tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.

Son Değerlendirmeler

Konu hâlen gelişmektedir ve kararnamenin resmî metninin Gazzetta Ufficiale’de yayımlanmasıyla daha fazla açıklık sağlanacaktır. Yasa yürürlüğe girmeden önce Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella tarafından imzalanması gerekmektedir. Ayrıca, uygun hukuki yolların işletilmesi hâlinde Anayasa Mahkemesi de kararnameyi incelemeye çağrılabilir.

Tüm bu tartışmalar, İtalya’da göçmenlere yönelik giderek artan bir düşmanlık ortamına katkıda bulunmaktadır. Bunun bir göstergesi, yakın zamanda Avrupa Irkçılık ve Hoşgörüsüzlükle Mücadele Komisyonu (ECRI) tarafından yayımlanan ve “İtalya’daki kamu söyleminin son yıllarda giderek daha yabancı düşmanı bir hâl aldığını ve siyasi söylemin özellikle mülteciler, sığınmacılar ve göçmenlerin yanı sıra göçmen kökenli İtalyan vatandaşlarına karşı son derece bölücü ve çatışmacı bir üsluba büründüğünü” ifade eden rapordur.

Avrupa Konseyi bünyesinde faaliyet gösteren ECRI ayrıca, göç davalarına bakan hâkimlerin otoritesini zayıflatmayı amaçlayan “bireysel hâkimlere yönelik uygunsuz eleştirileri” de kınamıştır. ECRI’ye göre yargı “***saygı görmeli, korunmalı ve desteklenmelidir”.

Ve içtenlikle umuyoruz ki bundan sonra da böyle olacaktır.

Kaynaklar

https://www.agensir.it/europa/2024/10/22/centri-per-migranti-in-albania-varato-un-decreto-legge

https://tg24.sky.it/cronaca/2024/10/18/tribunale-trattenimento-migranti-albania

https://lavialibera.it/it-schede-2019-albania_centri_migranti_accordo_cpr_meloni

https://www.dirittoimmigrazionecittadinanza.it/archivio-saggi-commenti/saggi/fascicolo-n-1-2024-1/1414-il-protocollo-italia-albania-e-il-diritto-dell-unione-europea-una-relazione-complicata/file

https://curia.europa.eu/juris/document/document.jsf;jsessionid=EEEB760F6BA30A32B9D694248B3DEB93?text=&docid=290680&pageIndex=0&doclang=it&mode=req&dir=&occ=first&part=1&cid=6542758

https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/HTML/?uri=CELEX:32013L0032

https://rm.coe.int/sixth-report-on-italy-translation-in-italian-/1680b205f7

← Haberlere geri dön