ASSEDEL’in Avrupa Parlamentosu’nun 2026 Türkiye Raporu’na Katkısı

Görüş sunumu

Horizontal Cover Pages (YouTube & Website) (8)

ASSEDEL’in Avrupa Parlamentosu’nun 2026 Türkiye Raporu’na sunduğu katkı, Türkiye’de sistematik insan hakları ihlallerinin devam ettiğini; özellikle terörle mücadele mevzuatının kötüye kullanılmasının sürdüğünü ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) bağlayıcı kararlarının uygulanmadığını ortaya koymaktadır. Rapor, özellikle Eylül 2023 tarihli Yüksel Yalçınkaya/Türkiye Büyük Daire kararı ve bunun ardından 2.420 bağlantılı başvuru hakkında verilen karar başta olmak üzere, terörle bağlantılı kovuşturmalardaki yapısal sorunları teyit eden güncel hukuki gelişmelere dayanmaktadır.

Raporda, özellikle Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesi olmak üzere terörle mücadele hükümlerinin aşırı geniş ve öngörülemez bir biçimde uygulanmaya devam ettiği belgelenmektedir. Bireyler, şifreli iletişim araçlarının kullanılması, yasal sendikalara veya derneklere üyelik, eğitim ya da hayır faaliyetlerine katılım veya görevden alınmış ya da hakkında kovuşturma yürütülen kişilerle aile bağlarının bulunması gibi hukuka uygun fiiller temelinde düzenli olarak kovuşturmaya uğramaktadır. Bu uygulamalar, bireysel cezai sorumluluk ilkesini ve hukukun üstünlüğünü zedelemektedir.

Temel endişelerden biri, Yalçınkaya kararının uygulanmamasıdır. Kararın bağlayıcı niteliğine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 7, 6 ve 11. maddelerinin yapısal ihlallerini açıkça tespit etmiş olmasına rağmen, Türk mahkemeleri AİHM tarafından eleştirilen aynı delil değerlendirme kalıplarına dayanmaya devam etmiştir. Anlamlı bir yasama veya yargı reformu hayata geçirilmemiş; Sayın Yalçınkaya’nın kendisinin yeniden mahkûm edilmesi ise karara uyma konusundaki devam eden direncin somut bir göstergesi olmuştur. 2.420 başvuruyu kapsayan müteakip AİHM kararı da bu ihlallerin büyük ölçekte devam ettiğini teyit etmektedir.

Raporda ayrıca keyfî tutuklamaların yaygın biçimde kullanıldığı ve adil yargılanma hakkına ilişkin ciddi eksikliklerin bulunduğu vurgulanmaktadır. Bunlar arasında kişiselleştirilmiş bir değerlendirme yapılmaksızın uygulanan rutin tutukluluk, dava dosyalarına erişimin kısıtlanması, isimsiz tanıklara ve doğrulanmamış dijital delillere dayanılması ve avukata erişimin sınırlandırılması yer almaktadır. Bu uygulamalar AİHM, Birleşmiş Milletler Özel Usulleri ve diğer uluslararası kuruluşlar tarafından defalarca eleştirilmiş olmasına rağmen varlığını sürdürmektedir.

Bu politikaların kadınlar, öğrenciler ve çocuklar üzerindeki orantısız etkisine özellikle dikkat çekilmektedir. Hukuka uygun eğitimsel veya sosyal faaliyetlerle bağlantılı gözaltı ve kovuşturmalar eğitime erişimi sekteye uğratmış, genç kadınların uzun süreli tutukluluklarına yol açmış ve çocukları etkileyen usule ilişkin ihlalleri beraberinde getirmiştir. Bu durum, uluslararası insan hakları ve çocukların korunmasına ilişkin standartlar bakımından ciddi endişelere yol açmaktadır.

Raporda tespit edilen bir diğer endişe verici eğilim ise dayanışma ve insani yardım faaliyetlerinin suç sayılmasıdır. Tutukluların ailelerine gıda, maddi destek veya hukuki yardım sağlamak gibi eylemler terörle bağlantılı suçlar kapsamında kovuşturmaya konu edilmiş; bu durum yoksulluğu ve sosyal dışlanmayı daha da derinleştirirken sivil toplum aktörlerinin ve avukatların çalışmalarını da zayıflatmıştır.

Avrupa Parlamentosu 2026 Türkiye Raporu’nu hazırlarken ASSEDEL, hukukun üstünlüğünü, yargı bağımsızlığını ve AİHM kararlarının tam olarak uygulanmasını AB-Türkiye ilişkilerinde temel ölçütler olarak yeniden teyit eden ilkeli ve güvenilir bir AB yaklaşımı çağrısında bulunmaktadır. Raporda, iç hukuk uygulamalarının Avrupa insan hakları standartlarıyla uyumlu hâle getirilmesi konusunda somut ilerleme kaydedilmesinin, güvenin yeniden tesis edilmesi ve demokratik yönetişimin ilerletilmesi açısından hayati önem taşıdığı vurgulanmaktadır.

Raporun tamamına ulaşmak için buradaki bağlantıya tıklayabilirsiniz.

ASSEDEL’in hazırladığı tüm değişiklik önerilerine ulaşmak için buradaki bağlantıya tıklayabilirsiniz.

Haberlere geri dön