
22 Mayıs’ta ASSEDEL, Avrupa Konseyi’nin altı temel kurumundan biri olan Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’ne odaklanan özel bir eğitim oturumu vesilesiyle Strazburg’daki Avrupa Sarayı’nda (Palais de l’Europe) ağırlanmaktan onur duymuştur.
Oturum, Kongre’nin tarihi köklerinin yeniden incelenmesiyle başlamıştır. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından, Avrupa’nın demokratik yeniden yapılanma sürecinde, dönemin Fransa Başbakanı yerel yönetimlere geleceğin şekillendirilmesinde söz hakkı verilmesinin önemini vurgulamıştır. Gücün aşırı merkezileşmesinin otoriterleşmeye yol açabileceği uyarısında bulunarak, özellikle mali ve kamusal kaynakların tahsisinde yerel yönetimlerin temel kararlara dâhil edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Bu düşünce yapısı, Jacques Chaban-Delmas önderliğinde, demokratik direncin bir sütunu olarak yerelleşmeyi hedefleyen "belediye başkanları hareketi"nin (mouvement des maires) doğuşunu sağlamıştır. Bunun sonucunda, 1954 yılında Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM), Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Konferansı'nı kurmuş; bu yapı daha sonra 1994 yılında bugünkü Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi'ne dönüşmüştür.
Kongre, çift kamaralı bir meclis yapısına sahiptir:
– Belediye başkanlarını ve belediye meclis üyelerini temsil eden, yerel yönetim, kentsel kalkınma ve kamu hizmetlerine odaklanan Yerel Yönetimler Kamarası.
– Bölgesel yönetimlerin seçilmiş temsilcilerinden oluşan, daha geniş ölçekli bölgesel yönetim, bölgesel kalkınma ve bölgeler arası iş birliği konularını ele alan Bölgesel Yönetimler Kamarası.
Her iki kamara da Avrupa Konseyi’nin 46 üye devletini temsil etmekte ve yerel ile bölgesel düzeydeki demokratik uygulamaları yönlendiren tavsiye kararları, kararlar ve raporlar kabul etmek üzere genel kurul oturumlarında birlikte çalışmaktadır.
Kongre’nin çalışmalarındaki en kritik noktalardan biri, 1985 yılında kabul edilen ve tüm üye devletler tarafından onaylanan Avrupa Yerel Özerklik Şartı’dır. Hukuki bağlayıcılığı olan bu sözleşme, yerel yönetimlerin özerkliğini ve bağımsızlığını güvence altına alarak, kamu işlerinin bir bölümünü kendi sorumlulukları altında düzenleme ve yönetme hakkı ile yeteneğine sahip olmalarını sağlar. Şart şu ilkeleri tesis eder:
– Serbest ve adil yerel seçimler,
– Belediyeler ve bölgeler için yeterli mali kaynaklar,
– Yerel özerkliğin yasal koruma altında olması,
– Ulusal ve yerel düzeyler arasında net yetki paylaşımı.
Kongre, bu Şart’a uyumu izlemekle yükümlüdür; yerel demokrasi standartlarını geliştirmek amacıyla üye devletlere düzenli izleme raporları ve tavsiyeler sunar.
Soru-Cevap Oturumu (Question Time)
Avrupa’nın –Almanya’nın federalizmi, İtalya’nın bölgeselleşme modeli ve Fransa’nın tarihsel olarak merkeziyetçi sistemi gibi– son derece farklı dezentralizasyon geleneklerine sahip ülkelerden oluştuğu göz önüne alındığında, Kongre bu anayasal farklılıkları nasıl yönetebilmektedir?
Verilen yanıtta Avrupa Konseyi’nin temel bir değeri vurgulanmıştır:
"Avrupa, çeşitliliğimizin gücümüz olduğu ilkesi üzerine kuruludur."
Kongre, tek tip bir yerel yönetim modelini dayatmayı amaçlamamaktadır. Aksine, demokratik değerleri korudukları sürece her ülkenin anayasal ve idari geleneklerine saygı duyar. Avrupa Yerel Özerklik Şartı, her ülkenin bu ilkeleri kendi koşullarına uyarlamasına olanak tanıyan esnek bir çerçeve sunar. Temel hedef, yürürlükteki yapısal model ne olursa olsun, etkin bir yerel özerkliğin sağlanmasıdır.
Sivil toplum kuruluşları (STK'lar), özellikle uygulama sürecini destekleme noktasında Kongre’nin çalışmalarına nasıl katkıda bulunabilir?
Kongre, STK'ları demokratik kültürün ve hesap verilebilirliğin geliştirilmesinde hayati aktörler olarak kabul ederek yerel yönetimler ile sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğini aktif olarak teşvik etmektedir. STK'lar Kongre’nin kurumsal yapısında doğrudan yer almasalar da, belediyelerle ortaklıklar kurarak, yerel girişimleri destekleyerek ve toplumsal farkındalığa katkıda bulunarak Kongre'nin çalışmalarına katılım sağlayabilir ve yön verebilirler. Uygulama açısından bakıldığında, Kongre’nin cezalandırıcı/cezai bir rolü yok aksine eğitici ve önleyici bir rolü vardır. Kongre, ihlalleri yalnızca kınamak yerine, yerel yönetimlerde farkındalık yaratmayı, onların demokratik sorumluluklarını anlamalarına ve yerine getirmelerine yardımcı olmayı hedefler. İnsan hakları ihlallerini önlemede ve yerel demokrasiyi güçlendirmede belediyeleri desteklemek amacıyla araçlar, raporlar ve iyi uygulama örnekleri (good practices) sunar.
Kongre, dezentralizasyonun etkinliğini tehdit edebilecek belediyeler arasındaki mali eşitsizlikleri nasıl ele almaktadır?
Belediyeler arasındaki mali eşitsizlik, yerel yönetimlerin hizmet sunma ve sorumluluklarını etkin bir şekilde yerine getirme yeteneğini zayıflatabileceği için gerçekten de kritik bir konudur. Kongre, yerel zenginlik düzeylerine bakılmaksızın tüm belediyelerin temel bir çalışma kapasitesine sahip olmasını sağlamak amacıyla mali kaynakları yeniden dağıtan ve genellikle ulusal hükümetler tarafından desteklenen mekanizmaları ifade eden mali denkleştirme ilkesini desteklemektedir. Buna ek olarak Kongre, komşu belediyelerin kaynakları yönetmek, hizmet sunmak veya altyapı projelerini daha verimli bir şekilde hayata geçirmek için güçlerini birleştirdiği belediyeler arası iş birliğini teşvik eder. Bu iş birliği yaklaşımı, daha küçük veya daha az varlıklı belediyelerin ölçek ekonomilerinden yararlanmalarına, idari kapasiteleri paylaşmalarına ve hizmet sunumunu iyileştirmelerine olanak tanır; böylece yerel yönetim sisteminin genel dayanıklılığını pekiştirir.
Bu ilgi çekici ve bilgilendirici oturumu kolaylaştırdıkları için İnsan Hakları Departmanı Başkanı Sayın Ivana D’Alessandro’ya ve İletişim Departmanı Başkanı Sayın Dmitri Marchenkov’a özellikle müteşekkiriz. Sunulan katkılar, sivil toplum ile demokratik kurumlar arasındaki hayati bağı ve insan haklarının korunmasında katılımcı yönetişimin rolünü bir kez daha gözler önüne ermiştir.
Bu eğitim; yurttaş katılımını, yerel özerkliği ve Avrupa genelinde demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü ilkelerini güçlendirme yönündeki kararlılığımızı pekiştirmiştir.
ASSEDEL