Telek ve Diğerleri / Türkiye Kararının Uygulanmasına İlişkin İlk Gözlemler

Görüş sunumuYayınlar

Telek v Turkey website photo

(Başvuru no. 66763/17, 66767/17, 15891/18)

Giriş

Bakanlar Komitesi’nin 9.2 sayılı Kuralı doğrultusunda ASSEDEL, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Telek ve Diğerleri / Türkiye kararının uygulanmasına ilişkin bu bildirimi sunmaktadır. Bu rapor, Türkiye Hükümeti tarafından bu kararın uygulanması kapsamında bildirilen bireysel ve genel tedbirlere ilişkin güncellemeler ve eleştirel değerlendirmeler sunmaktadır.

Davanın Tanımı

Dava, olağanüstü hâl döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler uyarınca pasaportların hukuka aykırı şekilde iptal edilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edilmesiyle ilgilidir. Kamu görevinden ihraç edilen eski akademisyenler olan başvurucular, ulusal güvenliğe zarar verdiği değerlendirilen faaliyetlerle bağlantılı oldukları iddiası nedeniyle ciddi seyahat kısıtlamalarına maruz kalmıştır. Mahkeme, bu tedbirlerin açık sınırlar içermediğini ve Türk makamlarının takdir yetkisini kötüye kullanmasına imkân verebileceğini tespit etmiştir.

Bireysel Tedbirler

Her bir başvurucu bakımından pasaport kısıtlamaları kaldırılmış olmasına rağmen ASSEDEL, daha geniş kapsamlı sistemik sorunun hâlen çözüme kavuşturulmadığına dikkat çekmektedir. Başvuruculara yeni pasaportlar verilmiş olsa da keyfî kısıtlamalara olanak sağlayan temel politikalar hâlen yürürlüktedir.

Genel Tedbirler

ASSEDEL, Türkiye’de binlerce kişiyi etkileyen devam eden kısıtlamalara dikkat çekmektedir. Freedom House ve ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan raporlar, özellikle 2016 darbe girişimiyle bağlantılı olmakla suçlanan kişileri hedef alan, seyahat özgürlüğüne yönelik yaygın kısıtlamalar bulunduğunu ortaya koymaktadır. 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 22. maddesi gibi Türk mevzuatı, İçişleri Bakanlığına geniş takdir yetkisi tanımakta ve bu durum çoğu zaman vatandaşların seyahat etme hakkına yönelik keyfî kısıtlamalara yol açmaktadır.

Sonuç ve Tavsiyeler

Mahkemenin kararına rağmen Türkiye Hükümeti, gerekli yasal değişiklikleri hayata geçirme konusunda sınırlı bir irade göstermiştir. ASSEDEL, benzer ihlallerin önlenmesi amacıyla usule ilişkin incelemelerin güçlendirilmesini savunarak Bakanlar Komitesi’ni bu davayı yakından izlemeye çağırmaktadır.

Başvurunun tamamını okumak için, lütfen buraya tıklayın.

← Haberlere geri dön