
5 Mart’ta ASSEDEL, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri tarafından bir eğitim oturumuna davet edilme ve Avrupa Konseyi’ni ziyaret etme fırsatına sahip oldu. Toplantıda, Komiserliğin nasıl çalıştığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) gibi diğer kurumlarla nasıl etkileşim içinde olduğu ve AİHM kararlarının uygulanmasına ilişkin sunulan başvurular gibi konular ele alındı.
İnsan Hakları Komiserliği 1999 yılında kurulmuştur. Bu kurum bağımsız ve tarafsız bir şekilde faaliyet göstermek zorundadır ve yargısal bir yetkiye sahip değildir. Komiser, Bakanlar Komitesi tarafından hazırlanan üç adaylık bir liste arasından Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (PACE) tarafından altı yıllık bir dönem için seçilir. Ayrıca, kurumun tarafsızlığını korumak amacıyla Komiserin ikinci bir dönem için yeniden aday olması mümkün değildir. Mevcut Komiser, Nisan 2024’te görevine başlayan Michael O’Flaherty’dir.
Komiserliğin temel amacı, insan hakları konusunda farkındalığı artırmak, eğitimi teşvik etmek ve insan haklarının korunmasını sağlamaktır. Michael O’Flaherty görevine başladığından bu yana Komiserliğin önceliklerini şu şekilde belirlemiştir: Ukrayna’daki savaş, yapay zekâ, çevre, sosyal haklar ve göç. Ayrıca Komiser, “unutulmuş insanlar” ve insan hakları savunucuları gibi toplumsal grupların korunmasının önemini de vurgulamıştır.
Komiserlik faaliyetlerini ülkelerin sürekli olarak izlenmesi, ülke ziyaretleri ve takip çalışmaları yoluyla yürütmektedir. Bunun yanı sıra Komiserlik, üye devletlerle mektuplar, toplantılar, açıklamalar ve memorandumlar aracılığıyla iletişim kurmaktadır. Üye devletlerdeki gelişmeleri sahada takip eden Komiserin ekibi, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve göç gibi çeşitli konularda somut tematik çalışmalar hazırlayabilmektedir. Bu yerleşik çalışma yöntemlerinin yanı sıra Komiser, belirli acil durumlarda üye devletlerle resmi iletişimler aracılığıyla da temasa geçebilir.
Komiserlik, Avrupa Konseyi’ne özgün ve gerekli bir bakış açısı sunmaktadır. Avrupa Konseyi’nin temel ilkeleri arasında insan haklarına saygı yer alsa da yalnızca insan haklarına odaklanan böyle bir kurumun varlığı, uzmanlaşmış bir bakış açısı sunması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle Komiser, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 36. maddesi uyarınca üçüncü taraf müdahalesi hakkına sahiptir. Komiser yakın zamanda bu hakkını Polonya, Belarus ve Letonya’ya karşı açılan; sınırlarda mültecilere yönelik kötü muamele ve şiddet içeren geri itmelerle ilgili bir davaya müdahil olarak kullanmıştır. Ayrıca Komiser, Bakanlar Komitesi İçtüzüğü’nün 9. Kuralı kapsamında 9.2 başvuruları sunma yetkisine sahiptir. Bu başvurular, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarına ve bu kararların Yüksek Sözleşmeci Taraflar tarafından uygulanmasına ilişkindir.
İnsan hakları ihlallerine karşı sergiledikleri onurlu duruş ve özverili çalışmaları için Komiser’e ve ekibine teşekkür ediyoruz. Ayrıca misafirperverlikleri ve Komiserliğin çalışmalarına ilişkin gerçekleştirdikleri kapsamlı ve aydınlatıcı sunum için Sayın Kirchberger ve Sayın Avci’ye teşekkürlerimizi sunuyoruz.
ASSEDEL